Translate

11 Haziran 2017 Pazar

Truva Savaşı'nın sebebi gerçekten de Helen'in kaçırılışı mı?







Truva savaşının Paris'in Hellas'a gitmesi ve Helen'i kaçırmasıyla başladığını anlattılar bize hep. "Namus Savaşı" dediler, Truvalılar haksızdı dediler. Ama biliyorduk ki, bu bir güç savaşıydı, ticaret yolunu ele geçirme savaşıydı, yani sömürgeci bir bilinç yatıyordu altında. Peki, bu Dares'in yazdığı kitap gerçekten varsa? Ve de yazdığı gibi olduysa? O zaman Öç almak ve Namus Savaşı vermek Truvalıların hakkıydı. Çünkü, ilk kanı Akhalar dökmüş, Truva kralı Laomedon'u öldürmüş, Truvalıları küçük düşürmüş, yağmalamış ve Laomedon'un kızını kaçırmışlardı!....


Çevirisini yaptığım kitabın Paris'e kadarki bölümün özeti: Jason ve Argonotlar Altın Post (Altınpost Sumer geleneğidir, gücü ve bilgiyi temsil eder) için yola çıktıklarında Truva'ya gelirler, ama Truva kralı onların kıyıya ayak basmalarını istemez ve kovar. Bu davranıştan hoşlanmayan Herkül adamlarını toplar ve Truva'ya saldırır. Priam'ın babası Laodemon'u öldürürler ve kızkardeşi Hesione'yi de savaş ganimeti olarak Telamon'a verirler. Priam kızkardeşini geri vermeleri için diplomatik yollara başvurur, sonuç alamaz, Truva'nın onurunu korumak için savaş kaçınılmazdır. 




Truva Kralı Laomedon (Priam'ın babası) /Herkül Şehre saldırır ve Laomedon'u öldürür.
Aphaia Tapınağı - MÖ 490-480 
Glyptothek Müzesi - Münih




Truva'nın Düşüşü Tarihi - Frigyalı Dares 
"Dares the Phyrgian - History of the Fall of Troy " 
İngilizce çevirisi: R.M.Frazer (Jr) 
Türkçe çevirisi: Semra Bayraktar



Truva'nın Düşüşü Tarihi - Frigyalı Dares:
İlk elden olan kısa bir eser. İlyada'da Truva'da yaşayan Hephaestus rahibi olarak geçiyor. Kalan parça muhtemelen erken 6.yy Roma döneminden. Aelian, eski bir Yunan versiyonunu onaylıyor: "Frigyalı Dares, bilgime göre Homer'den önce yaşadığı söyleniyor ve İlyada'da bahsediliyor." 

[MEKTUP]

Cornelius Nepos, Sallustius Crispus'a selam gönderiyor.

Atina'da yoğun bir şekilde eğitim görürken Frigyalı Dares'in Yunanlılar ile Truvalılar hakkında yazdıklarını buldum. Başlığında da belirttiği gibi bu tarihi Dares yazmıştır. Onu elde etmekten çok memnun oldum ve hemen Latince bir çeviri yaptım, hiçbir şey eklemedin, hiçbir şey atlamadım ve hiç bir yorumda bulunmadım.Yunan orjinalinden basitçe sözcük sözcük tercüme ettim. Böylece okuyucularım tam olarak bu yazılanları kendilerini yargılayacak, ister Frigyalı Dares olsun, ister Homer olsun, hangisi doğrusunu yazmış. Yunanlıların Truva'ya saldırdığı sırada yaşayan ve savaşan Dares mi? Yoksa, savaş bittikten sonra çok sonra doğmuş Homer mi? Atinalılar bu konuyu değerlendirdiklerinde, Homer'i ölümlülerle tanrıların savaşını tarif ederken delirmiş buldular. Bu kadar yeter, şimdi söz verdiklerime dönelim.

[1] 
Peloponnese'de hüküm süren Kral Pelias (1), Aeson'un kardeşi, Aeson'da Jason'un babası. Jason cesareti ve iyiliği ile biliniyordu. Oradaki herkesi kişisel arkadaşı olarak görüyordu bu nedenle de herkes onu seviyordu.

Kral Pelias, Jason'ın herkesin gözünde popüler olduğunu görünce, bazılarının kendisine zarar vermesinden veya krallığından sürmelerinden korktu. Bu durumda, Jason'a Colchis'de onun kahramanlığına layık bir şey olduğunu söyledi: bir koçun altın postu. Eğer Jason onu getirebilirse, ona krallığının kontrolünü verecekti.

Bunu duyan Jason, erkeklerin en cesuru, dünyayı görmek arzusundan beri, Colchis'ten altın postu getirerek şanına şan katmak umuduyla, krala gitmek istediğini söyledi. Ancak bununla birlikte malzemelere ve yoldaşlara ihtiyacı vardı.

Kral Pelias zanaatkar mimar Argus'a gelmesini emretti ve Jason'un spesifikasyonlarına göre yapabileceği en güzel gemiyi inşa etmesini söyledi. Dolayısıyla *Hellas'ta söylentiler dolaşmaya başladı; Bir gemi inşa ediyorlardı ve Jason altın postu getirmek için Colchis'e gidecekti. Arkadaşlar ve tanıdıklar onunla birlikte gitmeye söz verdi. Jason onlara minnettardı ve onlara yelken açmaya hazır olmalarını söyledi. Gemi bitip de yelken açmak için vakit geldiğinde onlara bir not gönderdi; onunla gitmeye söz verenler hemen Argo adı verilen gemide toplandı.

Kral Pelias, gerekli malzemelerin siparişini verip istiflenmesini söyledikten sonra Jason'a ve cesaretlerini gösterip onunla birlikte gidenlere öğüt verdi. Yapmalılar, dedi, görevlerini yerine getirmeliler, çünkü bu yolculuk şüphesiz ki Hellas'ı ve kendilerini yüceltecekti.

(Burada Jason'la beraber olanları anlatmak bizim işimiz değildir. Herhangi birisi bunu bilmek istiyorsa, Argonautica'yı okumalı)(2)

[2]
Jason Frigya'ya geldiğinde, Simois Nehri limanına demirledi ve herkes kıyıya çıktı. Acil haber Kral Laomedon'a getirildi; yabancı bir gemi beklenmedik bir şekilde Simois limanına girmişti ve içinde *Hellas'tan birçok genç erkek vardı. Bunu duyan kral rahatsız oldu. Kıyıya ayak basacak olan Hellenlerin kamunun refahını tehlikeye atacağını düşünerek, Hellenler için limana sözlerini gönderdi; sınırlarından ayrılacaklardı, eğer itaat etmeyi red ederlerse onları zorla çıkaracaktı.

Laomedon'un onlara barbar bir şekilde davranışı Jason ve beraberinde gelenleri derinden üzdü, ona zarar vermemişlerdi. Bununla birlikte ona karşı gelmekten de korkuyorlardı. Savaşa hazır değillerdi ve barbarların büyük güçleri tarafından kesinlikle ezilebilirlerdi. Böylece, yeniden başlamak için, Frigya'dan ayrıldılar ve Colchis'e doğru yola çıktılar. Postu çalıp anavatanlarına geri döndüler.

[3]
Jasonla beraber Colchis'e gidenler ve Laomedon'un ona hakaretli davranışı yüzünden Herkül derin üzüntü içindeydi. Sparta'ya gitti ve Castor ile Pollux'u çağırdı, Laomedon'a karşı intikam almak için yardımlarını istedi. Yardımlarını vaat ettikleri taktirde, birçok kişi takip ederdi. Castor ve Pollux onun istediği her şeyi yapmak için söz verdi.

Onlarla birlikte yola çıktı ve Salamis'e gitti. Orada Telamon'u ziyaret etti, o ve halkının kötü muameleden dolayı çekti acı yüzünden, Truva'ya karşı yapılacak olan sefer için ona katılmasını istedi. Telamon Herakles'in istediği şeyi yapmak için hazır olduğuna dair söz verdi.

Salamis'ten Phthia'ya doğru yola çıktı. Orada Peleus'tan Truva seferine katılmasını istedi. Peleus gitmeye söz verdi.

Sonra Nestor'u ziyaret etmek için Pylos'a gitti. Nestor neden geldiğini sorduğunda, Herkül yanıtladı; intikam arayışında olduğunu ve Frigya'ya karşı orduya liderlik ettiğini söyledi. Nestor ona övgüde bulundu ve yardım etmeye söz verdi.

Herkül herkesin desteğini aldığını bilerek gemileri hazırladı ve ordusunu topladı. Yelken açmak için doğru zaman geldiğinde, sorduğu kişilere mektup gönderdi ve onlara tam güçle gelmelerini söyledi. Onların gelmesiyle, hepsi beraber Frigya'ya doğru yelken açtı.

Sigeum'a gece vardılar. Ülkeye girmek için Herkül, Telamon ve Peleus orduya liderlik yaparken, Castor, Pollux ve Nestor'u gemileri korumaları için geride bıraktılar.

Hellen filosunun Sigeum'a yanaştığı haberi kral Laomedon'a getirildiğinde, süvarinin komutasını kendisi aldı ve kıyıya giderek düşmanlığını gösterdi.

Fakat Herkül, Truva'ya gittiğinde şehrin masum sakinlerini kuşatmaya başlamıştı. Laomedon evde olan biteni öğrenince aceleyle hemen dönmeye çalıştı. Ama Hellenler yoluna çıktı ve Herkül onu öldürdü.

Telamon, Truva'ya ilk giren kişi olma yolunda kahramanlığını kanıtladı, bu nedenle Herkül ona Kral Laomedon'un kızı Hesione'yi ödül olarak verdi.

Söylemek gereksiz ama, Laomedon'la birlikte olan herkes öldürüldü. Bu sırada Priam Frigya'daydı, babası Laomedon onu ordudan sorumlu tutmuştu. (3)

Herkül ve onunla gelenler, ülkeyi yağmaladı ve taşıyabildiklerinden fazla ganimeti gemilerine götürdüler. Sonra eve gitmeye karar verdiler. Telamon'da Hesione'yi kendisiyle birlikte götürdü.

[4]
Priam'a babasının öldürüldüğü, vatandaşlarının paramparça edildiği, ülkesinin yağmalandığı ve kızkardeşi Hesione'nin ödül savaş ödülü olarak alındığı haberi gelince, Hellenlerin Frigya'ya bu kadar çok saygısızlıkla muamele ettiklerini derin bir üzüntüyle düşündü. Eşi Hecuba ve çocukları Hector, Alexander, Deiphobus, Helenus, Troilus, Andromache, Cassandra ve Polyxena ile birlikte Truva'ya döndü.

(Cariyelerden başka oğulları da vardı, ancak yasal olarak evlendiği eşleri kraliyet soyunu iddia edebilirdi.)

Truva'ya varınca şehrin (nasıl) maksimum güçlendirileceğini gördü, daha güçlü duvarlar inşa etti. Ve yakınlarda daha fazla asker konuşlandırdı. Truva, babası Laomedon'un hükümdarlığındaki gibi, hazırlıksızlık yüzünden, bir daha düşmemeliydi.

Ayrıca bir saray inşa etti ve Jüpiter'e bir sunak ve heykel ile kutsadı; Hector'u Paeonia'ya gönderdi; ve Truva'nın kapıların inşa etti - Antenorean, Dardanian, İlian, Scaean, Tymbraean ve Truva.

Truva'nın güvende olduğunu görünce, babasının çektiği acıların intikamını almak için doğru zaman gelene dek bekledi. Sonra Antenor'u çağırdı ve ona elçi olarak Hellas'a gitmesini dilediğini söyledi. Yunan ordusu, dedi, babası Laomedon'u öldürerek ve Hesione'yi götürerek ona büyük yanlış yapmıştı. Buna rağmen, sadece Hesione iade edilirse, şikayet etmeyi bırakırdı.

[5]
Priam'ın emrine uyarak Antenor bir gemiye bindi ve Peleus'u ziyaret etmek için Magnesia'ya gitti. Peleus onu üç gün boyunca misafirperver bir şekilde ağırladı ve dördüncü gün neden gelmiş olduğunu sordu. Antenor, Priam'ın talimatlarını takip ederek, Hellenlerin Hesione'yi geri vermelilerini talep etmeye geldiğini, söyledi. Peleus bunu duyunca derinden üzüldü, ve gördüğü kadarıyla bu onun çıkarlarına dokunan bir konuydu. (4) Antenor'a sınırlarının dışına çıkmasını emretti.

Antenor herhangi bir geçikme olmadan gemisine bindi ve Boeotia'ya doğru yelken açarken Salamis adasına geldi. Orada, Priam'ın kızkardeşi Hesione'yi geri vermesi için Telamon'u ikna etmeye çalıştı. Kraliyet soyundan bir kızı hizmetkar olarak tutmak doğru değil, dedi. Telamon Priam'a karşı hiçbir yanlı şyapmadığını söyledi. Savaş ödülü olarak almıştı, onu geri vermeyi redetti ve Antenor'a adasından ayrılmasını emretti.

Antenor gemisine bindikten sonra Achaea'ya gitti. Orada Castor ve Pollux'a götürüldü. Onları, Priam'ın kızkardeşi Hesione'yi geri vererek olayın düzeltilmesi için ikna etmeye çalıştı. Castor ve Pollux, Priam'ın acı çektiğini inkar ettiler ve Antenor'un ayrılmasını emrettiler.

Ardından Pylos'a gitti ve Nestor'a misyonun amacını anlattı. Nestor onun neden geldiğini öğrenince onu azarlamaya başladı. Bu misyonu üstlenmeye cesaret edebildi mi, diye sordu. Frigyalılar rahatsızlığı veren ilk kişilerdi.

Antenor birşey yapamadığını ve üstüne küçümsemeyle davranıldığını görünce, gemisine binip vatanına döndü. Priam'a, her birinin söylediklerini, nasıl davrandıklarını anlattı ve kralı savaşa teşvik etti.

[6]
Priam hemen oğullarını ve arkadaşlarını çağırdı - Antenor, Anchises, Aeneas, Ucalegon, Bucolion, Panthus ve Lampus - ve cariyelerinden olma oğullarını da çağırdı. Onlar gelince, Antenor'un başarısız görevini anlattı. Nasıl Hellas'a gittiğini, Laomedon'un ölümüne karşılık Hesione'nin iadesini talep ettiklerini, Hellenlerin ona nasıl küçümseyi davrandıklarını ve boş ellerle eve geri gönderdiklerini anlattı. Şimdi Priam, Hellenler onun istediği gibi davranmayı redettikleri için, suçlarının karşılığını ödemek için bir ordu gönderecekti. Onlar düşünsün artık, küçümsenmeye layık barbarlar olduklarını. Ve oğullarını çağırdı - özellikle büyük oğlu Hector'u - güçlerinin komutasını alması için.

Hektor buna yanıt verdi, babasının isteklerini yerine getireceğini söyledi, büyükbabası Laomedon'un ölümünün intikamını alacaktı, ve Hellenlerin Truvalılara yaptıkları diğer haksızlıkların. Hellenler dedi, suçlarının cezasını ödemek zorundalar. Bununla beraber, Truvalıların seferlerinin başarısız olacağından korkuyordu, çünkü Avrupa Hellenlerin yardımına gelecek bir çok savaşçı erkek yetiştirmişti. Asya'da yaşayan kendileri ise vakitlerini boşa harcamış ve gemi inşa etmemişti.

[7]
Sonra Alexander (Paris) onlara yemin etti. Bir filo inşa etmeli ve Hellas'a savaşa gitmeliydiler. Babası dilerse, bu girişimden sorumlu olurdu, düşmanı fetheder ve büyük bir ünle Hellas'tan dönerdi. Tanrıların ona yardım edeceğine dair inancı vardı, çünkü İda Dağı'nın ormanlarında avlanırken uykuya dalmış ve aşağıdaki gibi bir rüya görmüştü.

Mercury ona Juno,Venüs ve Minerva'yı getirmişti, güzelliklerine hakem olması için. Sonra Venüs ona söz verdi, eğer onu en güzeli seçerse, Hellas'ta kim en güzel kadın olarak görülüyorsa, ona evlilik için verecekti. Böylece, en sonunda, Venüs'ün sözünü duyunca, onu en güzel olarak değerlendirdi.


[8] İngilizce olarak devamı:




Homeros - İlyada 5:10

"Troyalılar arasında zengin, kusursuz biri vardı,
Hephaistos'un duacısıydı, Dares'ti adı,
iki oğlu vardı onun, Phegeus'la İdaios
yatardı elleri her türlü savaşa.
Ayrıldı sıralardan, atıldı Diomedes'in önüne bu ikisi,
onlar arabayla saldırdı. Diomedes'se yaya,
Birbirlerine doğru yürüyüp yakınlaşınca
önce Phegeus attı uzun gölgeli kargısını
geçti Tydeusoğlu'nun sol omzu üstünden kargının ucu
Sonra Tydeusoğlu saldırdı tunç kargıyla
elinden boş yere çıkmadı kargısı
göğsünden vurdu onu, iki memesi arasından
yuvarladı attı arabadan aşağı
İdaios da güzel arabasını bıraktı, atladı yere,
ölen kardeşinin yanında kalmayı gözü tutmadı.
O da kurtulamayacaktı kara ölümden, o da
Hephaistos korudu onu neyse ki
yaşlı babaları girmesin diye ağır acıya
kapladı karanlıklarla, kurtardı onu.
Ulu canlı Tydeus'un oğlu çekti götürdü atları,
verdi adamlarına, koca karınlı gemilere sürün, dedi.

Ulu canlı Troyalılar görünce Dares'in iki oğlunu,
biri kurtulmuş biri arabanın yanından ölü
hepsinin burkuldu içi, oynadı canı. "





* İngilizce çevirisinde Greece/Greeks yazıyor , lakin o dönemde ülke o adla anılmıyordu. Orjinalinde Hellas/Hellen ya da Achaen/Achaens (Akhalar) olmalı!..Yanlış çeviriler yüzünden sanki o ülke hep Greece olarak anılıyormuş gibi algılanıyor ve insanları yanlış yönlendiriyor. Ben, Greece yazan yerlere Hellas - Greeks yazan yerlere de Hellen yazdım. Yabancı dil bilmeyenlere dilerim yardımcı olmuşumdur. (Laf aramızda, benim de dilim İngilizce değildir) 

Sevgi ve saygılar. SB






ilgili:
Helen gerçekten Truva'ya gitti mi? Kitapları Homer mi yazdı?
Priamos'un Ölümü
Hektor ve Aşil (Achilles)
Andromache; Hektor'un Eşi
Automedon; Achilles'in Seyisi
Truva Savaşı'na Katılan Kavimler ve Truva'nın Türklüğü
Çintemani - Truvalıların yanında savaşan Sarpedon
Pelasglarda Türkçe Adlar (İng.)
Bora Rüzgarı, Hyperborea, Avar, Demirci, Tarkan

Bu son linke bir ekleme yapacağım : Geçtiğimiz hafta Prof.Dr.Firudin Ağasıoğlu'nun paylaşımı, Bora konusunda doğru yolda olduğumu gösterdi. Bor-Boz r/z değişimi.

"Daha çok Oğuz Türklerinin işlediği 'bozkurt' deyiminde boz sözü z/r dialekt farkına göre, bor sözü ile aynı anlam taşıyor, bor variantından börü yaratılmış."

V.Bitik- Ağasıoğlu