Translate

15 Aralık 2014 Pazartesi

TÜRKLER VE MEDLER




“Medler M.Ö 4500 yıllarında Sakalardan ayrılarak bugünkü Azerbeycan bölgesinde Mata (Mada) adındaki önderlerinin başkanlığında bir beylik olarak tarih sahnesine çıkmışlardır. Bugünkü Hemedan’ı başşehir olarak ilan ederek M.Ö 2500 yıllarında I. Dahaku başkanlığında Med İmparatorluğu denen bir imparatorluk kurmuşlar ve uzun geniş bir coğrafayada, birçok kavme hükmetmişlerdir. 

Son Med kralı Astiyages’ın (Efrasyap, Alp Er Tunga) kızından torunu I. Cyrus M.Ö 522 veya 520 yıllarında bir ihtilalle dedesini tahttan ederek, İmparatorluk Pers İmparatorluğu adıyla I. Darius’un Ahamenid Devleti’ni kurmasına kadar aynen devam etmiştir. Pers İmparatorluğu denmesinin nedeni I. Cyrus’un babası Cambyse’in Persli olmasındandır.

Başta Babilli tarihçi Berosus (M.Ö. 3.yüzyıl) olmak üzere bütün eski tarihçiler ile özellikle de 19. yüzyılda Persepolis ve Asur yazıtlarını çözen E. Norris, Fr. Lenormant, Sir H.C. Rawlinson, J. Oppert, I. Taylor, N L. Westergaard, F. de Saulcy ve M. S. Zaborowski gibi Batılı dilciler, tarihçiler ve antropologlar Medlerin dil, din ve ırk olarak Turani (Saka, Tatar,Türk) olduğunu ortaya koymuşlardır. 

Bu görüş baskın bir görüş olarak 1935-1940 yıllarına kadar devam etmiştir. 

Ancak bir kısım Batılı papaz tarihçiler ile Ermeni tarihçileri, 6. yüzyıldaki bir papazın Medler’e İranlı demiş olduğu iddiasıyla Medlerin İranlı olduğu iddiasında bulunmuşlardır. Özellikle 1950 yılından itibaren devrik İran şahı Muhammed Rıza Pehlevî’nin 17 kadar batılı oryantalisti toplayarak ısmarlama bir İran tarihi yazdırmasıyla sadece Medler değil; bugünkü İran bölgesinde yaşamış bütün eski kavimler İranlı yapılmıştır. İşte bu tarihten sonra Medlerin İranlı iddiası yaygınlık kazanmıştır. Ne yazık ki, Türk tarihçileri de bu yanlış görüşün tekrarlayıcısı olmuşlardır.

Oysa, diğer bazı eserleri bir kenara bırakarak sadece tarihin babası kabul edilen Herodot’a bile bakmak yeterlidir; çünkü o da Medlerden bahsetmiş ve Medlerin kan ve ırk olarak Perslerden ayrı olduğuna vurgu yapmıştır. Medleri, Herodot’a dayanarak Aryan yapan Batılı tarihçilerin sahtekârlıklarını da görmüş olacaklardır. 

Çünkü Herodot’un Tarihi’ni modern Batı dillerine çevirenlerden bazıları, Medlerin Med adıyla anılmazdan önceki adlarının Arioi (Arii) olduğunu belirtirtiği bu sözcüğü, Aryan yaparak Herodot’un da Medlere Pers dediği anlamını çıkaranlara karşı notlar düşerek Arioi’nin Aryan olmadığını belirtmiş olduklarını da göreceklerdi. 

Hatta Firdevsî gibi Ortaçağ İranlı tarihçiler, Medleri Med adı ile değil “Kayân” ve “Kayânî” adıyla anmışlardır. Firdevsî’nin Şehname’sinde Keykavus, Keykubad gibi adlarla anlattğı Med veya Kayânî krallarının bu adları sanıldığı gibi Farsça değildir. Pehlevice telaffuza göre söylenmiş Medce veya Türkçe kökenli adlardır. Her ne kadar Firdevsî ve diğer Ortaçağ İranlı tarihçiler Kayânîleri anlatırken, Piştad krallığı dedikleri tamamen efsanevi krallar zincirinin bir devamı göstererek onları zımnen de olsa İranlılığına vurgu yapmak istemişlerdir. 

Son dönem Ahamenidleri ve Sasaniler de Medlere Kayânî demekteydiler. Çünkü “Kay” sözcüğü, İranlların adlandırılmasıyla Kayânilerin, eski Yunanların ve Batılıların adlandırmasıyla Medlerin krallık unvanıdır; anlamı da “Bey” veya “Bay” demektir. Bilinen hiçbir Pers veya Ahamend dönemi İran asılılı kral Kay sanıyla anılmamıştır. Türkler tarih boyunca bu Kay unvanını kullana gelmişlerdir. Bilindiği gibi, Osmanlıların da boyu “Kayı” adını taşır; aslında bu adın “Kayı” değil, “Kay “ olması gerekir; tartışmasını burada yapacak değiliz.

Medlerin İranlı olamayacağını başka kaynaklar da gösterir. Örneğin Tevrat; Tevrat’ın Yaratılış (Genesis) kitabında Hz. Nuh’un üç oğlundan insanlığın yeniden türeyişi anlatılırken, Med ve diğer Türk soyluların adı geçerken, onlarla birlikte, ne Pers ve ne de İran adı geçer. 

Çünkü Tevrat’ın bu kitabı yazılırken bölgede İranlılar yoktu; bazı Batılılara göre söz konusu kitabın yazılışı M.Ö. 1500 yılına kadar gitmektedir. Eski kaynaklarda Medler hakkında anlatılan dini ve millî gelenekler ve görenekler de Medlerin Türk soylu olduğunu göstermektedir; bunlardan birisi örneğin “Kan Kardeşliği” olayıdır.

Med uygarlığı başta Persler olmak üzere Asurluları, Babillileri, Yunanlıları ve Romaları büyük oranda etkilemiştir.”




Prof. Dr. Mehmet Bayrakdar - LİNK    /   Kitabı:









Midiya möhürü üzərindəki türkcə yazı barədə bir neçə söz
Bəxtiyar Tuncay - Mənsur Yengi


E.Ə II MİNİLLİYƏ AİD TÜRKCƏ YAZI NÜMUNƏSİ

Son dövrlərdə Azərbaycandan tapılan çoxsaylı yazı nümunələrinin təhlil və oxunuşu ölkəmizin yerləşdiyi bölgənin, elm aləmində ilk dəfə tapıldığı yerin adı ilə “Orxon-Yenisey” yazıları adlandırılan qədim türk yazı sisteminin formalaşaraq, bütün Avrasiya məkanına yayıldığı ilkin ərazi olduğunu söyləməyə əsas verir. Bu baxımdan tərəfimizdən elm aləminə təqdim edilən “Ciroft yazısı”, “Zaqatala yazısı” “Nüvədi yazısı”, “Manna yazısı”, Midiya yazısı”, Cəlilabaddan tapılan yazı, “Mingəçevir yazıları” kimi çoxsaylı epiqrafika nümunələri deyilənlərə ən gözəl və əyani misallardır.

Bu günlərdə surətini əldə etdiyimiz və İran məbuatında eynən “Midiya yazısı” kimi “Əhəməni yazısı” olaraq təqdim edilən daha bir möhür, daha doğrusu onun gilbasması üzərində həkk edilmiş təsvir və 5 işarəlik qısa yazı yuxarıda söylənilən fikri təsdiqləmək və qüvvətləndirmək baxımından xüsusi önəm daşımaqdadır. 

Təqdim edilən şəkildən də göründüyü kimi, Türkiyənin Kappadokiya vilayətindən tapılmış bu möhürdə əlindəki bıçaqla qanadlı bir mifik (demonik) məxluqu qətlə yetirən insan təsvir olunmuşdur. Onun başında tac olması bu şəxsin hökmdar olduğunu düşünməyə əsas verir.







Midiya (Behistun mətnlərinin ikinci, yəni turani dili) imla qaydalarına görə AZƏRBAYCAN yazısı- Elşad Alili/Bakü




..In this region however Darius I set up his Behistun text in three languages, 
Persian, Semitic and Turanian. 
Hence Dr.Oppert supposes the "Proto-Medes" to have been a Turanian race, akin to the old population of 
Susa further south, and to the Akkadians.....
Faits of Man - Forlong...





***




Medler


Yer ve halk adı olmak itibarıyla Med kelimesi D.Ö.9. yüz yıllığın ortalarından meydana gelmiş ve ilk başta yer adı olmuş, hem de çağdaş İran’ın tam merkezi vilayetleri, daha doğrusu Hemedan, Elvend dağının dört bir yanı, Kaşan ve Kum’un batı toprakları, Rey, Kazvin, Zencan, Hazar’ın güney kıyıları, Miyana, Heşteri, Kızılözen yatağı ve oranın kuzeyi ve Halhal’ın güneyi, İran Kürdistanı yerlerine denilmiştir. Bu yerlere yaklaşık olarak Merkezi Med deyimi kullanılmıştır.

Tarihi eserlerde Med sözüyle ilk kez Maday biçiminde Asuri kralı Selmenser’in D.Ö.844, 838. yıllarda, Gutti-Lullubi ülkesine saldırılarıyla ilgili taş yazıtlarında karşılaşıyoruz. Asuri krallarının bazılarının tabletlerinde Med adıyla birlikte Gutti (Guttium) adı da geçmiştir. Zaten bu halklar komşu olmuş ve hepsi de Merkezi Med ve Azerbaycan topraklarında yaşamışlardır. Medlerin ülkesi bugünkü Heşteri, Urmu Gölü’nün güneybatısı, Kızılözen yatağı, Zencan, Rudbar, Halhal’ın güney toprakları olmuşsa da Guttilerin ülkesi oralardan doğu ve güneydoğu, yani Hemedan, Erak, Elvend’in çevresi, Save, Kaşan (bu kelime Kassi elinin adından türetilmiştir.) ve Kum’un batı yerleri olmuştur. Bu yerler Merkezi Med ve Azerbaycan toprakları olmuştur.

Oppert’in dediği gibi Medler eklemeli dilli, Turanlı ve Altay dağlarından gelme olmuşlardır. 

Med elleri İşguzların D.Ö.7. yy.’ın başlarındaki göçlerinden iki asır ve belki de daha önceler, yani D.Ö.10-9. yy.’larda kuzeyden, Kafkas geçitlerinden Azerbaycan’a gelmişler. Herodot şöyle diyor: 

“Asuriler Yukarı Asya’da 500 yıl hükümet ettiler, onların buyruğuna uymayan ilk halk Medlerdi. Bunlar özgürlük uğruna savaştılar ve yiğitlikler göstererek, kölelik zincirinden kurtuldular. Ondan sonra başka halklar da onların yolunda gittiler ve hızla Asya kıtasının bütün halkları özgürlük ve bağımsızlıklarına kavuştular... Medlerin boylarının sayısı altıdır: Bus-Busae, Partaken, Sturohat, ArisantArizant, Budi, Mug.”

Medlerin Hint-Avrupa dilli olmadığını gösteren başka bir kanıt da Pehlevilerin (Rıza Şah ve Muhammed Rıza Şah zamanı) Akamentlerin 2500 yıllık krallıklarıyla ilgili düzenledikleri şölenleri gösterebiliriz. Yani onlar Medleri Hint-Avrupalı saymayarak onların 123 yıllık egemenliklerini bunun dışında tutmuşlardır. Akamenitler bu şölenlerin düzenlendiği zamandan 2500 yıl önce yani D.Ö.550. yılda egemenliği Medlerden almışlardır.



İRAN TÜRKLERİNİN ESKİ TARİHİ
Prof.Dr. Muhammed Taki Zehtabi (Kirişçi)
Ferhad Rahimi
link









TÜRK TARİHİ